ALMANYA İLE İLGİLİ EN SAMİMİ KANAL!

Bu kanalda bol bol gözlem, deneyim ve bilgi paylaşımı var.
Sadece Almanya'ya taşınmayı düşünenlerin değil, halihazırda Almanya'da yaşayanların da faydalanacağı birçok açıklama, gezi, bilgi, vlog, söyleşi ve belgesel içerikleri mevcut.

Umarım işinize yarar;
Sevgiler!


adem erkoçak

CIA RAPORU: İSRAİL İÇ SAVAŞ VE ÇÖKÜŞ TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA!

İsrail’de derinleşen siyasi kırılmalar, ekonomik baskılar ve toplumsal fay hatları, ülkeyi iç çatışma ve devlet mekanizmasının çöküşü ihtimaliyle karşı karşıya getiriyor.

Drop Site News’ün iki ABD’li kaynağa dayandırdığı habere göre bu tespitler, Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) ağustos ayında hazırladığı gizli bir değerlendirmede yer alıyor.

Aída Chávez imzalı haberde, “İçeriden Çatlama” başlıklı raporun CIA bünyesinde alternatif ve aykırı senaryolar üzerinde çalışan Red Cell birimi uzmanlarınca kaleme alındığı kaydedildi.

Haberde, raporun odağında yalnızca İsrail’in Yahudi nüfusunun yer aldığı, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelen Filistinli vatandaşların analize dahil edilmediği vurgulandı.

Uluslararası Af Örgütü ve çeşitli insan hakları kuruluşlarının bu kesimin maruz kaldığı uygulamaları geniş bir apartheid sisteminin parçası olarak tanımladığı hatırlatıldı.

Raporda, 27 Ekim seçimleri öncesinde ülkede biriken çok katmanlı riskler sıralanıyor.

"BU HAYAL ÜRÜNÜ BİR SENARYO DEĞİL"

Artan askeri harcamaların körüklediği ekonomik darboğaz, uzun süren çatışmalardan ağır silahlı ve ciddi psikolojik travmalarla dönen askerler, işgal altındaki Batı Şeria’da tırmanan yerleşimci şiddeti ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarını koruma arayışının tetiklediği anayasal kriz bu etkenler arasında sayılıyor.

Habere konuşan bir istihbarat kaynağı, raporu hazırlayan ekibin İsrail sahasına hakim uzmanlardan oluştuğuna işaret ederek, “Bu, hayal ürünü bir ‘ya şöyle olursa’ senaryosu değil. Yaklaşan seçimler ve İsrail’deki ayrışmalar düşünüldüğünde, ülkenin gerçek bir iç çatışmadan yalnızca bir kıvılcım uzakta olduğu yönündeki sonuçlarını ciddiye almalıyız” değerlendirmesini yaptı.

ULTRA-ORTODOKS ERKEKLERE TANINAN ASKERLİK MUAFİYETİ

İsrail iç siyasetindeki en keskin gerilim noktalarından birini ultra-Ortodoks erkeklere sağlanan askerlik muafiyeti oluşturuyor. Geniş muafiyetlerden yararlanırken devlet yardımı almaya devam eden ultra-Ortodoks kesim ile tekrar tekrar cepheye çağrılan yedek askerler arasındaki uçurum giderek derinleşiyor.

Dini liderlerin askerliği reddetme gerekçesini savaş karşıtlığı değil, Tevrat eğitimi ve dini yaşamın tehdit edilmesi argümanı oluşturuyor.

GIDA ENFLASYONU ZİRVEDE

Ekonomik tablodaki kötüleşme de hanelerdeki gerilimi artırıyor. Verilere göre taze meyve ve sebze dahil olmak üzere temel gıda fiyatları son iki yılda yüzde 9,5 oranında yükseldi ve rekor düzeylere ulaştı.

Haberde, Netanyahu’ya yönelik muhalefetin büyük kısmının Filistinlilere yönelik şiddete değil, bu politikaların icra ediliş biçimine ve 7 Ekim’deki güvenlik zafiyetine odaklandığı belirtiliyor.

Başlıca Siyonist partilerin koalisyon stratejileri konusunda bölünmüş durumda olduğu aktarılırken, kamuoyu yoklamaları hükümet kurmak için aranan 61 sandalyelik çoğunluğa ne iktidar ne de muhalefet blokunun ulaşamadığını gösteriyor.

ESKİ ALMANYA'YA BENZİYOR

Görüş bildiren kaynaklardan biri, travmalı silahlı eski askerler ile siyasi bölünmüşlüğün birleştiği tarihsel süreçleri hatırlatarak Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya’sındaki Freikorps birliklerine atıf yaptı.

Kaynak, bugünkü İsrail ile o dönemin Almanya’sını özdeş tutmadığını ancak kimi benzerlikler gözlendiğini dile getirdi.

ABD'LİLER İSRAİL'E OLUMSUZ YAKLAŞIYOR

CIA değerlendirmesinde, İsrail’in uluslararası alanda yalnızlaşması ve ABD desteğindeki aşınma da çöküş dinamiklerini hızlandırabilecek unsurlar arasında ele alınıyor.

İsrailli yetkililerin, milyarlarca dolarlık doğrudan ABD askeri yardımına duyulan bağımlılığın siyasi uzlaşının zayıflaması nedeniyle sürdürülemez hale gelmesinden endişe ettiği kaydediliyor.

Pew Araştırma Merkezinin ilkbahar verileri de Amerikalıların yüzde 60’ının İsrail’e olumsuz yaklaştığını ortaya koyuyor; bu oran bir yıl önce yüzde 53 seviyesindeydi.

YABANCI TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ ÜLKEDEN ÇIKABİLİR

Raporda, İsrail’deki krizin derinleşmesi durumunda yabancı teknoloji ve yapay zeka yatırımlarının ülkeden çekilebileceği öngörülüyor. Bu durumun baskı altındaki ekonomik dengeleri daha da sarsabileceğine dikkat çekiliyor.

Bunun yanı sıra bölge ülkelerinin normalleşme süreçlerinin stratejik değerini sorgulayabileceği, Hamas veya Hizbullah’ın ise ülkedeki iç zaaftan yararlanabileceği olası senaryolar arasında yer alıyor.

İstihbarat kaynakları, değerlendirmede doğrudan “iç çatışma” kavramının seçildiğini ve biriken sorunların askeri yöntemlerle kontrol altında tutulamayabileceği uyarısının yapıldığını vurguluyor.

3 weeks ago | [YT] | 10

adem erkoçak

TÜRK ÇİFT HAKKINDA 39 MİLYON AVROLUK DOLANDIRICILIK İDDİASI

Almanya'da evde yoğun bakım hizmetleri üzerinden kamu sağlık sigortalarını milyonlarca avro zarara uğrattığı öne sürülen organize bir şebekeye yönelik kapsamlı bir adli soruşturma başlatıldı.

Wuppertal Savcılığı ile Düsseldorf Emniyet Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen dosya kapsamında, Kuzey Ren-Vestfalya ve Hessen eyaletlerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Soruşturmanın merkezinde yer aldığı belirtilen Mettmann merkezli bakım şirketinin yöneticisi 39 yaşındaki Zeynep C. ile 44 yaşındaki eşi tutuklandı.

Yetkililer, usulsüz faturalandırmalar neticesinde oluşan toplam kamu zararının yaklaşık 11 milyon avro olduğunu tahmin ediyor.

SAĞLIK SİGORTALARINA SAHTE VE EKSİK HİZMET FATURASI

Aralık 2025'te gelen ihbarlar üzerine başlatılan tahkikat kapsamında, evde yoğun bakım gereksinimi duyan ağır hastalar adına sigorta fonlarına asılsız talepler iletildiği öne sürülüyor. Savcılık makamının iddialarına göre, fatura edilen kritik bakım hizmetlerinin bir kısmı fiilen hiç verilmedi, bir kısmı eksik sağlandı, bazı uygulamalar ise yasal olarak aranan mesleki uzmanlığa sahip olmayan personel tarafından yürütüldü.

Ağır ve örgütlü dolandırıcılık suçlamasının yanı sıra dosyada kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi gibi iddialar da inceleniyor[cite: 1]. Soruşturma kapsamında yaşları 20 ile 54 arasında değişen, farklı uyruklardan toplam 13 şüpheli bulunuyor.

İKİ YÜZÜ AŞKIN GÖREVLİYLE DÜZENLENEN GENİŞ KAPSAMLI OPERASYON

Polis, gümrük muhafaza ve mali suçlarla mücadele birimlerinden 200'ü aşkın görevlinin katılımıyla 31 ayrı konut ve iş yerine baskın yapıldı. Aramalarda, reçete sahteciliğinde kullanıldığı değerlendirilen sahte hekim kaşeleri, ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat ile muhtelif yasaklı maddeler ele geçirildi.

Yetkililer, şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen yaklaşık 5,9 milyon avro değerindeki mal varlığına el koydu. Tedbir uygulanan varlıklar arasında lüks otomobiller, nakit para, ziynet eşyaları, değerli saatler ve tapularına toplam 3,3 milyon avroluk güvence ipoteği işlenen gayrimenkuller yer alıyor.

BAKIMA MUHTAÇ ÇOCUK HASTANEYE KALDIRILDI

Aramalar esnasında Düsseldorf'taki adreslerden birinde sağlık durumu son derece ağır olan ve bakıma muhtaç bir çocuk tespit edildi. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince acil tedavi altına alınan çocuğun, soruşturmaya konu bakım şirketinin kayıtlı hastalarından biri olduğu açıklandı.

Çocuğun koruma altına alınması için gençlik dairesine bildirimde bulunulurken, bakım sürecinde cezai sorumluluk doğuracak bir ihmalin bulunup bulunmadığı yönündeki inceleme çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Yargı makamları, soruşturmanın devam ettiğini ve yöneltilen suçlamaların henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmüne dayanmadığını hatırlattı.

1 month ago | [YT] | 13

adem erkoçak

TÜRKİYE, UGANDA'DA NEDEN PPROTESTI EDİLİYOR?

Uganda'nın başkenti Kampala'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde binlerce kişi toplandı. Göstericiler, Türkiye'de yaşayan muhalif figür Fred Lumbuye'nin Kampala yönetimine iade edilmesini talep etti.

GERİLİMİN ODAĞINDAKİ İSİM: FRED LUMBUYE

Uganda makamları, Türkiye'de ikamet eden muhalif Lumbuye hakkında şiddete teşvik ve dezenformasyon dahil 15 ayrı suçtan yakalama kararı bulunduruyor. Kampala aylardır Ankara'dan iade adımı beklerken, diplomatik temaslardan sonuç alınamaması tepkilere yol açtı.

SAVUNMA VE EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ASKIYA ALINDI

Protestonun hemen ardından Uganda ordusu, çözülmemiş meseleleri gerekçe göstererek Türkiye ile 10 yıldır süren askeri eğitim, silah ve teknoloji transferini askıya aldı. Ayrıca Türk şirketi Yapı Merkezi'nin yürüttüğü 3 milyar dolarlık demiryolu projesinin iptali ve Türk vatandaşlarının sınır dışı edilmesi tehditleri gündeme geldi.

GENELKURMAY BAŞKANI KAINERUGABA'NIN TAVRI

Devlet Başkanı'nın oğlu ve olası halefi olan Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba ile bağlantılı PLU grubunun organize ettiği eylemler öncesinde General; Türk vatandaşlarına ülkeyi terk etme çağrısı yapmış, diplomatik ilişkileri kesme ve Türk Hava Yolları uçuşlarını durdurma tehdidinde bulunmuştu. Kainerugaba, sosyal medyadaki sıra dışı ve tartışmalı çıkışlarıyla da tanınıyor.

BÖLGESEL REKABET: SOMALİ FAKTÖRÜ

Krizin arka planında iki ülkenin Doğu Afrika'daki nüfuz mücadelesi yer alıyor. Somali barış gücündeki askerlerini Ağustos 2027'ye kadar çekmeye hazırlanan Uganda, Türkiye'nin Somali'de giderek daha etkili ve tercih edilen bir güvenlik ortağı haline gelmesinden rahatsızlık duyuyor.

1 month ago | [YT] | 7

adem erkoçak

BERLİN'DE SEÇİMİ KAZANAN ELİF ERALP KİMDİR?

45 yaşındaki Elif Eralp, 1981'de Münih'te doğdu. Ailesi, 1980 askeri darbesinin ardından siyasi nedenlerle Türkiye'den Almanya'ya kaçan sosyalist ve sendikal hareket içinde yer alan kişilerden oluşuyor. Eralp'in kendi anlatımına göre ailesi Almanya'ya geldiğinde annesi hamileydi ve kısa süre sonra Münih'te doğdu.

Hamburg Üniversitesi'nde hukuk eğitimi alan Eralp, özellikle göç hukuku ve insan hakları alanlarında çalıştı. 2010'dan itibaren Almanya Federal Meclisi'ndeki Sol Parti grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak görev yaptı; aynı zamanda sendikal çalışmalarda yer aldı.

2018'den bu yana Berlin Sol Parti yönetiminde bulunan Eralp, 2021'de Berlin Eyalet Meclisi'ne girdi. Halen milletvekilliğinin yanı sıra partisinin meclis grubunda başkan yardımcılığı görevini yürütüyor.

Evli ve iki çocuk annesi olan Eralp, siyasi çalışmalarında özellikle Kreuzberg'deki antırkçılık hareketleri, göçmenlerin toplumsal katılımı, uygun fiyatlı konut ve kentsel dönüşüm nedeniyle insanların yerinden edilmesine karşı mücadeleyle öne çıktı.

1 month ago | [YT] | 19

adem erkoçak

MERZ: ABD İLE "KOŞULSUZ" DOSTLUK DÖNEMİ SONA ERDİ

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, ABD ile Avrupa arasındaki “koşulsuz” transatlantik dostluk döneminin en azından geçici olarak sona erdiğini söyledi.

Merz, Berlin’de parti üyelerine yaptığı açıklamada, “Koşulsuz transatlantik dostluk dönemi, öngörülebilir gelecekte muhtemelen sona ermiştir,” dedi ve şöyle devam etti:

“Atlantik’in öbür tarafında, siyasi tutumlarda bir değişim, transatlantik ittifakın değerlendirilmesinde bir değişim görüyoruz; bu, bizim için mümkün olmayacağını düşündüğümüz bir durumdu.”

John F. Kennedy ve Ronald Reagan’ın konuşmalarına atıfta bulunan Merz, ABD ile mevcut ilişkileri, Amerikan başkanlarının geçmişte Almanya’nın başkentine yaptıkları ziyaretlerle karşılaştırdı.

Trump, bu ayın başlarında yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde Almanya için Alternatif (AfD) partisinin zaferini övmüştü.

Bu sonuç, Almanya’da ana akım siyaseti tedirgin etti ve Merz’in istifası için çağrılara yol açtı.

Bu açıklamalar, eski Şansölye Angela Merkel’in Mayıs 2017’de, Trump’ın ilk döneminde bir mitingde, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kurulan güvenilir ilişkilerin “bir ölçüde sona erdiğini” söylediği sözlerini yansıtıyor.

Bu açıklama, Kanada Başbakanı Mark Carney’in bu hafta Avrupa Birliği’nin “ortak üyesi” olma teklifini kabul etmesinin ardından geldi.

Trump ise, yeni ilişkinin ABD’nin çıkarlarına zarar verdiğine karar vermesi halinde 27 üyeli bloğa ek gümrük vergileri uygulayacağı tehdidinde bulundu.

1 month ago | [YT] | 11

adem erkoçak

"TÜRK ŞOFÖRLERE ALMANYA'DA 4 BİN 500 EURO MAAŞ" HABERLERİNİN ASLI NE?

Almanya'da profesyonel şoförlere yönelik mesleki yeterlilik sisteminde yapılan değişiklik, Türkiye'de "Türk şoförlere Almanya fırsatı" ve "Türkçe sınavla Almanya'da şoförlük" gibi başlıklarla gündeme geldi. Düzenleme Türk sürücüler için önemli bir kolaylık getiriyor ancak Türk ehliyetinin doğrudan geçerli olması, tüm sınavların Türkçe yapılması ya da Türkiye'den gelen sürücünün hemen direksiyon başına geçebilmesi söz konusu değil.

Almanya'daki Mesleki Sürücü Yeterlilik Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi. Düzenlemenin getirdiği asıl yenilik, profesyonel kamyon ve otobüs sürücülerinin ihtiyaç duyduğu "hızlandırılmış temel yeterlilik" sınavının artık Türkçe de yapılabilmesi oldu.

Yeni düzenlemeye göre bu sınav Almancanın yanı sıra Arnavutça, İngilizce, Standart Arapça, Hırvatça, Lehçe, Romence, Rusça, Türkçe ve Ukraynaca yapılabiliyor. Ancak burada söz konusu olan sınav, normal ehliyet sınavı değil. Düzenleme C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D ve DE sınıflarındaki araçlarla profesyonel olarak yük veya yolcu taşımak isteyen sürücüler için gerekli mesleki yeterlilik sürecini ilgilendiriyor.

TÜRKÇE OLAN YALNIZCA MESLEKİ YETERLİLİK SINAVI

Kamuoyunda oluşan en önemli yanlış anlamalardan biri, Almanya'nın ehliyet sınavlarını yeni düzenlemeyle Türkçe yapmaya başladığı yönünde. Oysa Almanya'daki normal teorik ehliyet sınavında Türkçe seçeneği zaten daha önce de bulunuyordu. ADAC ve TÜV Rheinland'ın güncel bilgilerine göre teorik ehliyet sınavı Türkçe dahil çeşitli yabancı dillerde yapılabiliyor.

18 Ağustos'ta getirilen yenilik ise ayrı bir sınav olan hızlandırılmış mesleki temel yeterlilik sınavının Türkçe yapılabilmesi.

Bu yeterliliği almak isteyen adayların normal şartlarda yetkili bir eğitim kuruluşunda 140 saatlik eğitime katılması gerekiyor. Bunun 130 saati teori, 10 saati uygulamalı sürüşten oluşuyor. Ardından adayın bağlı bulunduğu Sanayi ve Ticaret Odasında 90 dakikalık teorik sınavı geçmesi gerekiyor.

140 SAATLİK EĞİTİM ALMANCA

Burada Türk sürücüler açısından kritik bir başka ayrıntı daha bulunuyor. IHK Trier'in açıklamasına göre sınav Türkçe yapılabilse de 140 saatlik eğitim Almanca verilmeye devam ediyor. Dolayısıyla yeni sistem Almanca engelini tamamen ortadan kaldırmıyor.

Üstelik Türkçe sınavın uygulamaya geçiş tarihi her bölgede aynı değil. Yönetmelik 18 Ağustos'ta yürürlüğe girerken bazı Sanayi ve Ticaret Odaları gerekli sistemi hemen devreye aldı. IHK Trier yabancı dilde sınavları doğrudan uygulamaya başlatırken, IHK Berlin Türkçe dahil yabancı dillerdeki ilk sınavlarını Ekim 2026'dan itibaren sunacağını açıkladı. Bu nedenle "18 Ağustos'tan itibaren Almanya'nın her yerinde Türkçe sınav başladı" ifadesi de tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

TÜRK EHLİYETİYLE DOĞRUDAN ÇALIŞILAMIYOR

Yeni düzenleme, Türkiye'den alınan kamyon veya otobüs ehliyetlerinin Almanya'da otomatik olarak tanınması anlamına da gelmiyor.

Türkiye, Almanya'nın yabancı ehliyetlerin kolaylaştırılmış şekilde dönüştürülmesini sağlayan Fahrerlaubnis-Verordnung'un Anlage 11 listesindeki ülkeler arasında bulunmuyor. Güncel listede Türkiye yer almazken Arnavutluk, Kosova, Karadağ ve Ukrayna gibi ülkeler belirli şartlarla listede bulunuyor.

Türkiye'den alınmış geçerli bir ehliyete sahip kişi Almanya'da normal ikametini başlattıktan sonra kural olarak altı ay boyunca bu ehliyeti kullanabiliyor. Sürenin ardından Almanya'da araç kullanmaya devam etmek için Alman ehliyetine geçiş yapılması gerekiyor. Türkiye liste kapsamında olmadığı için teorik ve pratik sınavların geçilmesi gerekiyor.

Ancak bu durum, sürücünün ehliyet eğitimini sıfırdan ve bütün zorunlu dersleri yeniden alacağı anlamına gelmiyor. Almanya'nın Ehliyet Yönetmeliği, "Anlage 11" dışında kalan ülkelerden yapılan dönüşümlerde normal sürücü eğitimine ilişkin zorunlulukların uygulanmadığını belirtiyor.

PROFESYONEL SÜRÜCÜLER İÇİN TEK BAŞINA EHLİYET YETERLİ DEĞİL

Profesyonel olarak kamyon veya otobüs kullanmak için ise ehliyet tek başına yeterli değil. Sürücünün gerekli AB veya Avrupa Ekonomik Alanı ehliyetine ve profesyonel sürücülük için temel yeterlilik belgesine sahip olması gerekiyor.

Türkiye gibi ülkelerden gelen ve bu belgeleri henüz almamış sürücüler için de Almanya'ya geliş yolu tamamen kapalı değil. Alman hükümetinin resmi "Make it in Germany" portalına göre bir işveren, yabancı sürücüyü gerekli Alman ehliyetini ve mesleki yeterliliği alacağı bir süreç kapsamında istihdam edebiliyor. Bu durumda iş sözleşmesinde gerekli yeterliliklerin alınmasına imkan tanınması ve sürecin 15 ay içinde tamamlanabilecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Sürücü bu belgeleri almadan profesyonel kamyon veya otobüs şoförü olarak çalışamıyor.

4 BİN 500 EURO MAAŞ GARANTİSİ YOK

Haberlerde yer alan "Almanya'da şoför maaşları 4 bin 500 Euroya kadar çıkıyor" ifadesinin de yeni düzenlemenin parçası olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Yönetmelik herhangi bir şoför maaşı belirlemiyor ve 4 bin 500 Euro ücret garantisi getirmiyor. Ücret; işveren, çalışma süresi, deneyim, taşınan yük, vardiya, toplu sözleşme ve ek ödemelere göre değişebiliyor.

Almanya'daki sürücü açığının ise gerçek olduğu görülüyor. Federal Yük Taşımacılığı, Lojistik ve Bertaraf Birliği BGL'nin verdiği verilere göre Almanya'da en az 120 bin kamyon şoförü eksik. Her yıl yaklaşık 30 bin ila 35 bin sürücü emekli olurken sektöre katılan yeni sürücü sayısı 15 bin ila 20 bin arasında kalıyor.

45 YAŞ ÜSTÜ İÇİN AYRI ŞARTLAR VAR

45 yaş ve üzerindeki üçüncü ülke vatandaşları açısından ise maaş konusunda ayrı bir göçmenlik şartı bulunuyor. Almanya'nın resmi bilgilendirme portalına göre bu yaş grubundaki profesyonel sürücülerin 2026 yılında yıllık en az 55 bin 770 Euro brüt gelir elde etmesi veya yeterli emeklilik güvencesine sahip olduğunu göstermesi gerekiyor. Bu tutar aylık ortalama 4 bin 647,50 Euro brüte karşılık geliyor.

Bu nedenle 45 yaş ve üzerindeki bir sürücü için "maaşlar en fazla 4 bin 500 Euro" şeklindeki genelleme de sorunlu. Yeterli emeklilik güvencesi gösterilmiyorsa, ilgili göçmenlik şartında aranan 2026 yılı brüt maaş seviyesi zaten aylık 4 bin 500 Euronun üzerinde bulunuyor.

ALMANYA YOLU TAMAMEN AÇILMADI

Son düzenlemeyle Türk sürücüler açısından değişen temel nokta, Almanca dışında başka bir dilde yapılamayan hızlandırılmış mesleki temel yeterlilik sınavının artık Türkçe de yapılabilecek olması. Bu durum özellikle sınavdaki Almanca nedeniyle zorlanan profesyonel sürücüler açısından önemli bir kolaylık sağlıyor.

Ancak düzenleme Türk ehliyetlerini otomatik olarak Alman ehliyetine çevirmiyor, Almanya'ya vizesiz veya iş sözleşmesi olmadan çalışma hakkı vermiyor ve bütün eğitim sürecini Türkçeye dönüştürmüyor. Türk sürücülerin Almanya'da profesyonel olarak direksiyon başına geçebilmesi için ehliyet, mesleki yeterlilik, çalışma ve oturum koşullarının ayrı ayrı yerine getirilmesi gerekiyor.

1 month ago | [YT] | 22

adem erkoçak

ALMANYA'DA BU YAZ 15 BİN 800 KİŞİ "SICAK NEDENİYLE" ÖLDÜ

Almanya’da bu yaz aşırı sıcaklarla bağlantılı yaklaşık 15 bin 800 ölüm kaydedildi. Ulusal halk sağlığı kurumu Robert Koch Enstitüsü (RKI), bu sayının son 10 yılda kaydedilen en yüksek sıcaklığa bağlı ölüm oranı olduğunu açıkladı. En fazla etkilenen grup 75 yaşın üzerindekiler oldu.

RKI'ye göre haziran sonunda Almanya'da sıcaklıkların 40 dereceyi aştığı bir hafta içinde yaklaşık 9 bin 600 sıcaklığa bağlı ölüm gerçekleşti.

Temmuz sonu ile ağustos ortası arasında ise yaklaşık 4 bin ölüm daha kaydedildi.

Avrupa'nın büyük bölümü bu yaz aşırı sıcak ve kuraklıkla mücadele ediyor. Yüksek sıcaklıklar orman yangınlarını artırırken tarım ürünlerinde kayıplara ve büyük nehirlerde su seviyelerinin düşmesine yol açtı. Fransa, İngiltere ve İspanya da yaz aylarında sıcaklarla bağlantılı binlerce ek ölüm bildirdi.

ÖNCEKİ EN YÜKSEK ÖLÜM SAYILARI 2018'DE İDİ

RKI, sıcaklığa bağlı ölümleri son 10 yıldır istatistiksel yöntemlerle takip ediyor.

Enstitünün verilerine göre daha önceki en yüksek sayı, 2018'de kaydedilen yaklaşık 8 bin 900 ölüm oldu. Bir tıp yayınının ayrı bir çalışmasında ise 1994 yılında yaklaşık 10 bin kişinin sıcaklarla bağlantılı nedenlerle hayatını kaybettiği tahmin edilmişti.

Aşırı sıcaklar doğrudan sıcak çarpmasına yol açarak ölüme neden olabiliyor. Ancak sıcaklıkların özellikle kalp-damar, akciğer veya böbrek hastalığı gibi mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırması nedeniyle ölüm riski daha da yükseliyor.

RKI, sıcaklığa bağlı ölümleri hesaplamak için yaz aylarında sıcak hava dalgalarının yaşandığı ve yaşanmadığı haftalardaki ölüm oranlarını karşılaştıran istatistiksel modeller kullanıyor.

HÜKÜMET SORUMLULUĞU YEREL YÖNETİMLERE ATTI

İklim değişikliği ve aşırı sıcaklara uyum, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümetin bu hafta düzenlediği iki günlük kabine toplantısının gündem maddeleri arasında yer aldı. Toplantının ardından yeni bir önlem açıklanmadı.

Merz, sıcaklara karşı alınacak önlemlerden esas olarak Almanya'nın 16 eyaletinin sorumlu olduğunu söyledi. Eyaletlerin önümüzdeki 12 yıl içinde özel bir altyapı ve iklim koruma fonundan 100 milyar euro almasının planlandığını belirtti.

Merz ayrıca kuraklık ve orman yangınlarının ardından tarım ve ormancılık sektörlerine yönelik olası desteklerin değerlendirileceğini söyledi.

Muhafazakar CDU partisinin meclis grup başkanı Thorsten Frei ise iklim korumasının federal, eyalet ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğu olarak anayasaya eklenmesi önerisine karşı çıktı.

2 months ago | [YT] | 11

adem erkoçak

BMW, BİNLERCE KİŞİYİ İŞTEN ÇIKARACAK

BMW, “gönüllü işten ayrılma” programı kapsamında 2027 sonuna kadar Almanya’da birkaç bin kişiyi işten çıkaracağını duyurdu.

Bir şirket sözcüsü, şirket ile işçi temsilcileri kurulu arasında mutabık kalınan BMW’nin işten ayrılma programının, üretim faaliyetleri hariç olmak üzere idari ve geliştirme bölümlerini hedeflediğini belirtti.

Konuya yakın bir kaynağa göre, toplam işgücünün yaklaşık 8.000 kişi azalması bekleniyor.

Münih merkezli grup, şu anda dünya çapında yaklaşık 150.000 kişiyi istihdam ediyor.

Almanya’nın otomotiv sektörü, elektrikli araçlara geçişin getirdiği yüksek maliyetler, Çin’den gelen yoğun rekabet ve ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri nedeniyle baskı altında kalıyor.

Volkswagen ve Mercedes-Benz de on binlerce çalışanı işten çıkarmak üzere anlaşmalar imzaladı.

Volkswagen Grubu’na bağlı spor otomobil üreticisi Porsche, 2035 yılına kadar personel sayısını yaklaşık %20 oranında azaltmak amacıyla yeniden yapılandırma çalışmalarını hızlandırdı.

Volkswagen’in bir başka markası olan Audi’nin Neckarsulm fabrikasında binlerce işçi protesto düzenledi. Bu tesis, Volkswagen’in yeniden yapılandırma planları kapsamında kapanma tehdidi altındaki Almanya’daki dört tesisten biri.

Eskiden rakipleri arasında nispeten istikrarlı bir şirket olarak görülen BMW, son aylarda araç satışlarının keskin bir düşüş gösterdiği Çin’deki işlerin beklenenden zayıf seyretmesini gerekçe göstererek haziran ayında bu yıl için kâr beklentisini düşürdü.

Genel Müdür Milan Nedeljkovic daha sonra, otomobil üreticisinin devam eden maliyet kesinti çabalarını hızlandıracağını ve yoğunlaştıracağını söyledi.

Münih’te düzenlenen bir işçi toplantısına katılan bir kaynağa göre, CEO çalışanlara sektörü yönlendiren kuralların önemli ölçüde değiştiğini ve bununla birlikte BMW’nin iş modelinin temellerinin de değiştiğini söyledi.

Kaynak, Nedeljkovic’in önümüzdeki dönemde zorlu bir süreç yaşanacağı konusunda uyarıda bulunduğunu, ancak bu önlemlerin BMW’nin kârlılığını artırmak için önemli olduğunu belirttiğini aktardı.

3 months ago | [YT] | 11

adem erkoçak

ALMANYA'DA BİR İLK: CUMA VAKİTLERİ DE ŞEHİR TABELASINDA!

Almanya'nın Penzberg kentinin girişlerine yerleştirilen ibadet saatlerini gösteren tabelalar yenilendi. Daha önce yalnızca Katolik ve Protestan ibadet saatlerini gösteren işaretlere artık İslam Toplumu'nun cuma namazı bilgisi de eklendi.

"DİNLER ARASI DİYALOĞUN SİMGESİ"

Kent yönetimi, salı gününden itibaren uygulamaya alınan yeni tabelalarla Katolik ve Protestan ibadetlerinin yanı sıra Müslümanların cuma namazı saatlerinin de duyurulduğunu açıkladı. Penzberg Belediyesi, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda bu ortak uygulamanın yaşayan ekümenizm anlayışı, karşılıklı saygı ve dinler arası diyaloğun simgesi olduğunu belirtti.

"KENTİMİZ İÇİN DOĞAL BİR DURUM"

Protestan papaz Julian Lademann, yeni tabelaların eski işaretlerin paslanması nedeniyle gerekli hale geldiğini ve toplam dört noktaya yerleştirileceğini açıkladı.

İmam Benjamin Idriz ise cuma namazının da tabelalarda yer alması fikrinin geçen sonbaharda dini topluluklarla dönemin Birinci Belediye Başkanı Stefan Korpan arasında yapılan yıllık toplantıda gündeme geldiğini belirtti. Idriz, projenin Belediye Başkanı Thomas Kopf döneminde hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kentte üç büyük dini topluluğun ibadet saatlerinin birlikte görünür olmasının Penzberg için doğal bir durum olduğunu vurgulayan Idriz, "Bu, aynı zamanda çok fazla huzursuzluk ve nefretin yaşandığı bir dönemde birlikte yaşamın ve karşılıklı takdirin güçlü bir işaretidir" dedi.

DÜZENLEME 1960'LARA KADAR UZANIYOR

Federal Ulaştırma Bakanlığı'nın 2008 tarihli düzenlemesiyle tüm dini toplulukların yerleşim yerlerinin girişlerinde ibadet saatlerini duyurabilmesinin önü açıldı. Bu uygulamanın yasal temeli ise 1960 yılına uzanıyor ve ilk olarak yalnızca iki kiliseyi kapsıyordu.

NEFRET MESAJLARI DA GELDİ

Lademann ve Idriz, yeni tabelalar için çok sayıda olumlu geri bildirim aldıklarını söyledi. Buna karşın özellikle sosyal medya üzerinden nefret içerikli yorumlar da yapıldı.

Penzberg Belediyesi, bunun ardından Facebook paylaşımındaki yorum özelliğini kapattığını açıkladı. Belediye Başkanı Thomas Kopf ise Facebook'ta yaptığı açıklamada, "Yapıcı tartışmalar ve eleştiriler elbette memnuniyetle karşılanıyor. Ancak hakaretlere, ayrımcılığa ve kişisel saldırılara sayfalarımızda izin vermiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kopf ayrıca Penzberg'de dini, kökeni veya dünya görüşü ne olursa olsun herkesin hoş karşılandığını belirterek, "Hep birlikte saygılı ve barışçıl bir birlikte yaşamı inşa ediyoruz" dedi.

3 months ago | [YT] | 12

adem erkoçak

Bugün size şunu sormak istiyorum: Almanya yolculuğu sırasında size en zor gelen ya da sizi en zorlayan şey nedir? Şıkların dışındaki görüşlerinizi, yaşadıklarınızı yorumlarda bekliyorum!

3 months ago | [YT] | 8